|
|
|
(1933 - ....) |
|
![]() 1 Mart 1933'te İnegöl'de doğdu.Soyadı Sözer'i şiirlerinde kullanmayan Ahmet Necdet, İstanbul'da Çapa Lisesi'nin (1950) ardından İÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nü bitirdi (1954). Çeşitli kentlerde öğretmenlik yaptı. Profesörlüğe kadar yükseldiği akademik hayatını, emekli olarak noktaladı (1997). Gün Yüzleri kitabıyla 1994 TDK Şiir Ödülü'nü, Aşk Ey ile de 2002 Yunus Nadi Şiir Ödülü'nü (Roni Margulies ile) aldı. Şairliğinin yanı sıra çevirileri ve çeşitli antolojileriyle ünlendi.Şiir kitapları: Uzuneşek (1977) Ne Çok Enkaz (1988) Sana Bunca Yangından (1991) Gün Yüzleri (1992) İnegöl Hey İnegöl (1992) Kün (1994) Ay Kasidesi (1995) Zümrüt Longa (1998) Bir Can Yongasıdır Aşk (Sekiz kitabına girmemiş "İlk Şiirler"in eklendiği "Toplu Şiirler", 1998) Aşk Ey (2001) |
TOPLU ŞİİRLERİ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kimse taşıyamaz
aşk acısını Ve kimse
kitleyemez yüreğini Aşk mıdır her işin
başı ve sonu |
|
|
IV/Mare Tranquillitatis Biz biz idik biz
olduk / görmeyene göz olduk Kış geldi yaz
dediler / bahara güz dediler Ağaçtık ağamadık /
buluttuk yağamadık Ay gitti yıldız
gitti / gece ne çabuk bitti Hep'le hiç'e
büründük / varlık diye göründük Biz siz idik biz
olduk / büyülü bir yüz olduk |
|
|
Geceler kör ve
sağır / ses vermeyen bir kuyu Ağzından çiçek
açan erguvan gökte Ankâ'ya işmar eder
zümrüt ve yâkut Bu yüzden kana
boyar aklının saçağında Ne kadar içsen de
kandırmaz artık seni Yürek bir mermi
gibi sürülür yalnızlığa Sendin ve büyüten
de hep sen olacaksın Ahmet Necdet ne
kaldı sana bunca yangından |
|
|
Seni sevmek seni
tükenmek mi biraz Bilirsin aşka
benzer yıkıntıdır bu İntihar gibi bir
şey bir ben'de yanmak için Seni sen de
bilirsin ama ne önemi var |
|
|
Şiirin bir ucunda
salkımsöğüt Bulutun bir ucunda
rüzgârgülü Umudun bir ucunda
sonrasızlık Kilidin bir ucunda
sen olmayan sen Kâğıdın bir ucunda
"âh mine'l-aşk" |
|
|
Sıkıldık deyince
sıkılıyoruz Yalnızlık diyoruz
Tanrı'ya özgü Şaraba gidiyoruz
çok zaman bıkmış Dışarı çıkıyoruz
dışarı çıkmak için Evlere giriyoruz
evlere girmek de var |
|
|
Kimdi / neyin
nesiydi / geriye nesi kaldı Geçen yazla
birlikte uçup gitmişti kuşlar Sevmiş miydi /
umulur / ama hiç sevilmedi Kediler taht
kurmuştu eprimiş yüreğine Şimdi morgdan
sarkıyor O'nun sevecen eli |