Arif Ay

 

(1953 - .......)

 
 

 Meraklısı için: | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 |

 
 

1953 yılında Niğde doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. Halen Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Edebiyat dergisinde yayınladığı şiir ve yazılarıyla tanınmaya başladı.

 

Şiir kitapları:

 

Hıra, Dosyalar, Şiirin Kandilleri, Gökyüzü Saatleri, ima, 20 Yaş Şiirleri

                   TOPLU ŞİİRLERİ

  Baskın
  Çocuklar Nerde
  Gökyüzü Saatleri
  Gül Cengi
  İnfaz
  İstanbul Denilince Sorulur Yeryüzü
  Su Düşü
  Tenha Şiirlerinden
4Baskın

yağmur bir göçtür
kollara kelepçe vurulunca
kapıda beklenmedik zil sesi
başlarında zulmün simgesi

süzülürler
başlar talan
 
     götürülür
     evde ağıt/figan

geceyi çöz dağılsın yıldızlar
yitik bir kuş, sürüklenen bir yaprak
hani bizim olan güneş
ah bu dağlanan yürek
hangi dağda yaktığın ateş

bir devir
buğday mühürlenir
kitap sürgülenir
tutuklanır yaşam

yağmur bir göçtür
kollara kelepçe vurulunca
c

4Çocuklar Nerde

sana anlatacaklarım var
otur
bir bardak su biraz zeytin
gözlerin/tüm sevincin
önce sofrayı kur
bak/gördün mü
nasıl sıcacık ekmek
sevenin yüreği/elimin emeği
nerede kaldı bunlar
çocuklara bir bak

-oyundalar/gelirler şimdi
saklama yüzündeki ikircimi
bir çatırtı/zaman durdu
işte oyun
onlar vuruldu

biraz gözyaşı biraz tuz
ekmeğim sokaklarda
sofrayı kaldır
c

4Gökyüzü Saatleri

III
bakışından yakaladım seni
duruşundan
su gibi akışından sesinin
ağaçlar kuşlar cümle bulutlar geçti
hüznünden yakaladım seni

saçlarımda eski zaman karıncaları
ve ilk ışıkları çeşmelerin
yüzün yüzüme değer gibi yıldızlar
akşamından yakaladım seni

sevinç mi telaş mı
tahtaya kalkmış çocuk gibiyim karşında

IV
yaz akik bir güldü
yanağında soldu ve bitti
sende mi esti bu rüzgar
savrulur saçların da şimdi
yapraklar tümden nefti

bir düş horozudur güneş
her saat seninle
kurulur masaya bir güzel
ıssızlıklardan ıssızlıklara öter

en tetik yerindesin sabahın
kuşlar uçuruyor bakışların
c

4Gül Cengi

 

toprak değişti şimdi

devindi toprak

kandan ve gelinlik yeşiliyle

ellerim toprakta durur

 

ateşe doğrultup gözlerimi

bir ırmağa kıyasla

öfkenin eteğine boşaltarak damarlarımı .

kanı yazdım

 

yürek vuruşlarımdan dalgalar

bir uzun seccade toprak

silahların ucuna çekilmiş kalemim

kime ah ettin ey Eritrelim

firavunlar suda boğulur  c

4İnfaz

mahcup bir cellat gizli bende
her gün yağlar durur ipini
vakti yok infazların
kendi infazda vakitlerin
hızarlara gelemem gayrı
hizalara da
çürütülmüş bir köküm şurda burda

seni düşlemeye gün yetmiyor artık
günler bende bakırçalığı
serin rüzgarlarda saçların
yapraklarda sesin
bin yıldızlı gök yaptım gözlerinden
sevgilim demek için geceme

zor yollardayım
önüm ardım cinnet mahyaları
cam kırıkları dökülüyor ıslıklardan
gül değil yalnızlık bu elden ele
kıyamet habercisi çarşılarda
c

4İstanbul Denilince Sorulur Yeryüzü

Akşam kişneyen bir at istanbulda
Baktıkça sarayburnundan
Okşar yelesini tunusun yeli
Açılır marmara bir mavi zambak
Bir dağ yansıması cezayirden
Akşam yürüyen bir kervan istanbulda
Baktıkça eyüpten
Ansızın boşalan yağmur
Yüzündeki telaştan
Anlaşılır bir gezgin kadar yerli
Olamadığınız
Günün iskeleti var ortada
Ne içinizde bir giz
Ne güneşin pasa işleyen yanı
Çözülmeyen bir buzul
Bu bilinçsiz durum
Durmadan inip kalkan balyoz
Ve ezilmişliğiniz
Ağır ağır inen morluk
Bir faslı ananın yüzü sularda
Sığmaz içimin mağaralarına
Çözülüp dağılan güvercinlerden
Eyüpte bir türbe kalır
 c

4Su Düşü

denize bir şeyler diyor adam
çiviler çakarak denize
gözlerinden
denize bir şeyler diyor adam

deniz sımsıcak Erzurum karı
denizden bir parça
adamın alnına koymalı

bilki çoğalır özlemi
rüzgarsa toprağın dansı
gelir esen meltemle
ölüm ıhlamur kokusu

çeker maviliği bir soluk
belki çoğalır özlemi/ çoğalır adamın
c

4Tenha Şiirleri'nden

II
Sürülmüş toprak kokuyorsun
biçilmiş çayır
söğütlüğü geçince
heryer çiğdem, gelincik ellerin
baktıkça açıyor yüzün
baktıkça bulutlar ve güneş
serçeler karışıyor gülüşüne

Saat yok gölgemizde zaman
ve suyun uzayıp giden öyküsü
sevmek kadar seni
c