Behçet Aysan

 

(1949 - 2 Temmuz 1993)

 

Ankara'da doğdu. Sıvas'ta, "Başka Bir Şehirde" öldürüldü. Selimiye Askeri Ortaokulu'nda ve Kuleli Askeri Lisesi'nde okudu. 12 Mart'ta ve öncesinde ara verdiği tıp öğrenimini sonraları tamamlayarak psikiyatrist oldu. Ankara, Yenişehir'de doktordu. İlk şiirleri 79'da dergilerdeydi. İlk kitabı "Karşı Gece" 83'te yayımlandı. Bireyin ve toplumun yaşamından kısa, etkili görüntüler veren şiirleri, Aysan'ın ölümünden sonra "Düello"da bir araya getirildi. Şiir Kitapları: Karşı Gece (1983) Sesler ve Küller (1984) Eylül (1988) Deniz Feneri (1987)Düello (1993-)

                      TOPLU ŞİİRLERİ

  Aç Kuşlar
  Anış
  Beyaz Bir Gemidir Ölüm
  Güneş Çaldı Kapımı
  Unutulmayan
   
  4 Aç Kuşlar

1.

kana boyandı kirmenimde yün
kuşmarlara, tuzaklara düştüm
menevişlendi durgun sularım
sedef
bir bıçak aldım dostlar

güneşi yiyorlar
aç kuşlar.

aç kuşlar, yorgun işçi
yeni çıkan vardiyadan
elliyorlar yıldızların
kınasını.

aç kuşlar, topraktan
güneşi bakır bir kap gibi
kalaylıyorlar.

2.

bense, toy bir çırak
kırık keman
paslanmış tabanca
küflü bir an
kurutulmuş papatyalarla
kitabın ortasında

3.

hayat, aşıp geçiyor
bütün kitapları
yeni acılar gerek
yeni aşklar
yaşamaklar ve anlatımlar
beklemiyor bizi
hiçbir şey
hiçbir yerde
solgun hercai menekşe
ve buna, buğulanıp çarpıyor
benimle birlikte

buzlu bir camın arkasında çarpıyor
buğulanıp.
sesim
dişlilerin şarkısına karışıyor.

   
  4 Anış

yıkık manastırın orda
kalbim ki,
o da yıkıktı.
bir keşiş bıçağıyla dağlanmış
çiçekbozuğu,

çopur
bir hayat
acıtıyordu beni
sevgilim.
her şeyin
hüzne vurduğu yerde
bütün saatlerin,
kuzguni bir denizi
çoğaltarak
hayat
acıtıyordu beni.

bense geçerdim
karamuklarla, karabasanların
arasından
geçerdim
hiçbir
iz
bırakmadan geride
bana en sırlı gelen
acının o en sırlı noktasından.

bin dokuz yüz yetmiş beş'in
ekiminde
yıkık
manastırın orda
kalbim ki, o da.

   
  4 Beyaz Bir Gemidir Ölüm

sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde olurum

kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan

rüzgarla savrulan
kâğıt parçalarına
yazılmış

dağıtılmamış
bildiriler gibi

uzun bir yolculuğa hazırlanan
yalnız bir yolculuğa.

çünkü beyaz bir gemidir ölüm.

siyah denizlerin hep
çağırdığı
batık bir gemi
sönmüş yıldızlar gibidir

yitik adreslere benzer
ölüm
yanık otlar gibi.

sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde ölürüm.

   
  4 Güneş Çaldı Kapımı

çok yalnızdım ve güneş çaldı kapımı
sürgünden yeni dönmüştüm, makronissos
orda kurak ve ıssız bir yüreğim 
vardı
(şimdi sizin yürekleriniz gibi)

onu da getirmiştim.

arkadaşlarım hariç
herkes beni terketmişti.

yaşamım uzun bir deniz yolculuğuna
dönüşmüştü

git git varılmayan
kıyısız bir deniz.

evet, herkes terketmişti
sevgili ve hüzünlü pire

eleni bile.

ve güneş çaldı kapımı
kapımı çaldı güneş.

gerisini biliyorsunuz

   
  4 Unutulmayan

durmadan taşırdım yanımda üç şeyi
iri çakıl tanelerini, çatlamış bir narı
bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi
ipekten
çalınmış
umutlarla taşırdım
ah sevgilim derdim, ölüm 
ne kadar çoktu yaşadığımızda. 

bize hep beyaz mendil
sallayan 
ölüm ki, 
iki kapısında 
haki bir yalnızlık
          dikilirdi 

ve hatırlatırdı 
bize, güz kuşlarının
uçup gittiği denizleri.

bense, yulaf kokan
dağlı ellerinde
dolaşmak gibi kolaydır 
sanırdım yaşamak ve sana kansız 
                               bir gökyüzü 
getirirdim
getirebilsem ah,
     - avlusunda çocukların
       korkmadan oynadığı -
lalelerle
donanmış simli bir gökyüzü.

bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi
çatlamış bir narı, unutmadım