Cevdet Çapan

 

(1933 - .......)

 

18 Ocak 1933'te İstanbul Darıca'da doğdu. 1953'te Robert Kolej'i bitirdi. İngiltere'de Cambridge Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünü 1956'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi'nde 1968'de doçent, 1975'te profesör oldu. Çeşitli üniversitelerde görev yaptı. 1981-1982'de Amerika'da bulundu.Şiir Kitapları: Dön Güvercin Dön (1985) Doğal Tarih (1989) Sevda Yaratan (1994) L'biver est fini (1996)

                      TOPLU ŞİİRLERİ

4 Anladım Anlamını Anlamın
  Boğaz'a Vuran Gölge
  Bukağı
  Kış Bitti
  Nerede Bizi Seven Kızlar
  "Sakın Geç Kalma Erken Gel"
  Sıradan Birgün
  Yalnız Uyku
   
  4 Anladım Anlamını Anlamın

Kavak yelleriyle dönen değirmenlere
saldıran evde kalmış uğursuz uzmanlarıyla
ağlarını toplarken akademik ağalar
kuramların kurumunu silerek
bir şiirden demir alıp açıldığım
denizlerin dibinden
kaç anlam balığı yakaladılar
diye meraktaydılar
bilimden bunalanlar

Çalıştılar çalıştılar çalıştılar
kuramın Kuran'ını yazdılar
dışarda erguvanlar salkımlar
tekrarını ilan ederken sevdaların
baktılar yaşlı gözlerle
yazdıkları metinlere
metinler çetindiler

   
  4 Boğaz'a Vuran Gölge

Ne kadar erken ayrılmış olsa da aramızdan
gölgesi hâlâ ak bir bulut
yansıyor durgun körfeze.
Gavriko'nun meyhanesi şimdi Necati Abi'de-
yaşlı çınar devrileli çok oldu
ayazma tenha
artık bir deprem habercisi eski rasathane.
Ahşap yalıda ne zaman tavla oynasak
sarnıç gemileri geçerken Boğaz'dan
o eski yangınları anlatmaya başlıyor yeniden
antik Yunan felsefesi okuduğu yılları
yakışıklı Alkibiades'i
taşrada şantiye şefliği yaptığı inşaatları.
Askere giderken
klarnetle, darbukayla uğurlamışlardı onu
mahalle arkadaşları.

Kim bilir hangi el oynatıyor şimdi
o satranç taşlarını?

   
  4 Bukağı

Yeniden bir su boyunca yürümek
Elinden tutmak bir çocuğun usulca
Birlikte solumak menekşeleri
Dağlarda kayaları kıracak

Birden dağlar iniyor sulara
Sular güneşle ışıyor birden
Yayılmak sulara ve dağlara
Zindanlar boşalmışçasına

   
  4 Kış Bitti

"Vedalaşmaların ilmini yaptım ben"
Sürgünlerin uzmanlığını
Bir vapur nasıl kalkar bir limandan
Tren nasıl acı acı öter, öğrendim

Yıllarca mektuplarla yaşadım
Kaçak tütün yasak yayın
Larla beslendim
Unutmadım unutmadım

En çok yelkenleri özledim
Bozkırın buzlu yalnızlığında
Dağlar yoktu dağlar yoktu
Rüzgarlara yaslandım

Çılgın mıydım tutsak mıydım
Yüreğinde karanlığın
Kan kurudu
Ben gül oldum açıldım

   
  4 Nerede Bizi Seven Kızlar

Neyle boğuşur insan
koşup yorulduktan sonra
geçmiş zamanın ardından
silik, karanlık anılarından başka
yapayalnız kalmışsa o yalancı pehlivan?
Temennalar, naralar
elenseler, şikeler, tuş olmalar bir yana-
nerede can yoldaşları
doruklara tırmanan
o korkusuz dağcılar
pişmanlık denizinde
vurgun yiyen dalgıçlar?

Mutluluk bir gülmüş eskiden
adı üç kez anılan.

   
  4 "Sakın Geç Kalma Erken Gel"

Usulca gir kapıdan zile basma
Hiç telaşlanma ben daha dönmemişsem
Yoldayımdır nerdeyse yokuşun dibinde
Suların kararmasını bekliyorumdur
Tuğla harmanlarından gelen yanık havanın
Bahçedeki akşamsefalarına sinmesini
Güç bela dizginliyorumdur içimde
Dörtnala sana koşan küheylanları

Bütün gün kağıttan dağlar arasındaydım
Nabzım ileri giden saat gibi işledi durdu
Dilekçeler kararlar tozlu makbuzlar
Hep adını okudum silinmiş satırlarda
Pencerede kuleler minareler kirli gök
Durmadan kuşlar uçtu bir bacadan
Rüzgara karışan saçlarını gördüm
Bulutlu aynalarda

Balkonun kapısını aç su ver saksıdaki çiçeğe
Geyikli örtüyü ser masaya dinlen biraz
Sessizlik şaşırtmasın seni ürkütmesin
Ben içindeyimdir o alaca sessizliğin
Şehrin gürültüsü dolacak az sonra odaya
Karanlık bir yankıya dönüşecek karşı dağlarda

   
  4 Sıradan BirgünBuraya, denizi gören bu dağın eteğine
dilimde yarı unutulmuş şarkı sözleri
kulağımda su sesi, suların sesi
rüzgara sarınıp geldim.

Ağaran gün, kararan geceyle
kirazın kızarma hızıyla geldim
bir uzun havayla çok uzaklardan
can havliyle
bu tutuk dil çözülsün diye
bekledim.

Şimdi
tek ses, zeytin ağaçlarından gelen
ağustosböcekleri
tek ateş, kızgın kayalardan yansıyan
ağustos güneşi
tek umut, yıllarca dolaştığım imgelemin
koyaklarında
bize sevgiyi sezdiren bütün o yitirdiklerimizle
birlikte soluduğumu sandığım
o derin sessizlik
o akşam serinliği.
   
  4 Yalnız Uyku

Muazzez uykulu bir kadındı
Uyudu kollarımda.
Uyuma Muazzez, dedim dudaklarımla
Dudakları uyandı.
 
Aklımda kır çiçekleri kızlar
Kızlar ağustosböcekleri.
Yanımda Muazzez'in
Yorulmuş yalnızlığı.
 
Bilmeden özlediğim
İçlerinde küçücük
Bayramlar olan kızlar.
Sevdiğim Muazzez'in
Çürümüş çıplaklığı.
 
Bunlar boyalı saçları Muazzez'in
Bunlar benim delikanlı kollarım.