Ebubekir Eroğlu

 

(1950 - .......)

 

1950'de Malatya'da doğdu. İ.Ü. Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra (1975) iş müfettişi olarak çalıştı. Şiirleri, daha çok, Diriliş, Edebiyat, Yönelişler, Gergedan, Gösteri gibi dergilerde çıktı. Yönelişler dergisinin kurucuları arasında bulundu ve yayın yönetmenliğini yaptı (1981-85, 43 sayı; 1990, 10 sayı). Şiir kitapları: Kuşluk Saatleri (1974), Kayıpların Şarkısı (1984), Yirmi Dört Şiir (1991), Şahitsiz Vakitler (1998). İnceleme ve deneme yapıtları: Sezai Karakoç'un Şiiri, (1981), Sevap Defteri (1992), Modern Türk Şiirinin Doğası (1993), Necip Fazıl Kısakürek-Seçmeler (1993) Yenileme Bilinci (1988), Sabit ve Değişken (1994), Muğlak Ölçekli Harita (1997) ve Kelimeler Çınladıkça (1997). Kayıpların Şarkısı, T. Yazarlar Birliği tarafından 'Yılın Başarılı Kitabı' seçildi (1985).
 

                      TOPLU ŞİİRLERİ

  Gelecek Günlerdir Beni Yoran
  Hüznün Anlayışı
  Teyidler
   
  4Gelecek Günlerdir Beni Yoran

gelecek günlerdir beni yoran
dinginliğin bir yalan oduğu yerde
herkes alışıyor çünkü sükûnun
usul usul emilmesine

altındaki konsolu güngörmüş kılan
fotoğraflarda çocuklar durur
içten bir kederi gizleyen gülümsemeyle

yaşanıp geçmiş günlerin
ha külüne katılır ha ateşine
"bugün" de bir mumun tepesinde
sallanıp çıkar aradan

değil
gördüğü mutlu bir hayâl gibi değil insanın
yaklaştığı yere henüz varmadan
tattığı bir tecrübe gibi değil
uzak vakitler sökün eder ezer mahveder şimdileri
gelecek günlerdir beni yoran
 

   
  4Hüznün Anlayışı

tut ki bir yalnızım ben
tut da kurtulayım bu soğuk bahçeden
hızla geçti günün arzuları
hızla geçti gecenin dinmeyen anıları
sabır taşını ikiye böldüm
geçtim binbir acıdan umuttan

ayışığına muhtacız dedim dinlemediniz
duaya muhtacız selâma muhtacız
muhtacız bahara bahar sabahına

tut ki bir yalnızım ben
esintine muhtacım ey ulu rüzgâr
bana bir sır gerek şafak vaktinden
hatırama başdönmesi

hüznün anlayışını isterim
ey hüzün anlayışını isterim
badısabanın sabahla dostluğunu
badısabanın sabahla savaşını isterim
ey badısaba ekmeğini aşını isterim

isterim hızla geçen arzuyu
bu dansın çağrısı beni bulur beni arar 

   
  4Teyidler

I
gizli besiler avını
dalgaların gri yüzünden okuduk
çarpa çarpa büyüdük teknelere
dalgaların en gri yanı
insanlarda
denizin ötesinde okunur
bir an geçmez biz de içinden geçmeyiz
hafız bir aynanın ardında durur
önüne ben sığmam ne söylese
ezel üstadını çağırır
bak o zaman aydınlık yüzlerine
bir kurban gibi boynunu uzatmış
dervişlere bak o zaman
dalgalar bir ayna gibi
bir parıltı bir sırlı bir gri

bu nedir ki

insan dalgaları önünde susan derviş
el sürer en parlak yerlerine
haffızın sır olduğu aynaya bakar
bedeni hala dayanır her nasılsa
arkama dokunur titrer bir anın besileri
işte o an geçmez ben de içinden geçmem
hayat çözülür eriyen bir güç olur
bir derviş kayalara oturan bir derviş
saydam bir anda durup konuşur

bu nedir ki

bir derviş böyle bakar dünyaya
zenginlik bir çizgi ve oyuncak bütün dekorlar
ayağı yerde bakışı yakınında
içindeki kuyunun dibini görür
kılıçsız adımsız dayanır uzaklara
avucuna sığan dünyaysa
bu nedir ki