|
|
|
(1936 - .......) |
|
|
|
TOPLU ŞİİRLERİ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
herkes öteki gibi duruyor... akşam |
|
|
ay doğar |
|
|
Ey bakışlar ustası
umutlar pehlivanı |
|
|
"Ben de halümce Bedreddinem" Giriş yok hükmündedir bin şiirin yeşil
atına acı, yok hükmündedir ölümün anayurdu
bendedir ölüm, yok hükmündedir kuşlar ahî, gün
yörüktür, vakt irişir sevda, yok hükmündedir
mübalâğa akşam olur güz, neftî
dolaklarını kuşanır da gelir sen ey yaz
günlerini buyur otur elini elimize dokundurmadan sen ki öldüğü yere
ne zaman diye
sorma, ne zaman mübalâğa aksam
olur elini elimize dokundurmadan
biz ki sevdamızı,
alaca börklüce mustafa,
yonca dövülüp tavını bulunca serez çarşısına,
ince ve devrilmek, birbiri ardınca biz ki sevdamızı,
alaca
kış, dağların
kürkü sen ey
böğürtlenlerin şimdi sen ilkyazı,
belki Ellerin ovalara
üzengi kış, dağların
kürkü
yelkenler
mutasavvıf ve bedreddin büyük
fırtınalarla ve işte kırmızı ve
sahtiyan ve işte acılardan
bir sur şimdi o, bir
gurbet gibi güler ve bedreddin,
büyük fırtınalarla
ey can hümâsı,
bize bu ruzigârdan sen umuda bak ve onu güzel eyle ey tanyerini kızıl
bir harmaniyeyle gün döner, şimdi gök, suskun
develerle ölümün bir toy
gibi kurulduğunu
devlet solgundu güya ki yaprağın
biri elmalar akikti,
üzümler canfes devlet solgundu ve halk, yakut bir
atlas olarak güya ki yaprağın
biri
bedreddin yaşıyor mu hâlâ? ben ki yazmalara
ve bala bedreddin yaşıyor mu hâlâ? dersin ki onu,
mülhidlerini bedreddin yaşıyor mu hâlâ? kuşlarla akan
ipeği bedreddin yaşıyor hâlâ
gün akşamlıdır
devletlim gözüm hep o asılmışta kaldı sanki karanfil
zülfünü dökmüş de gözüm hep onda kaldı susan yazdı,
konuşan güz gözüm hep onda kaldı gün akşamlıdır
devletlim
ölüm, uysal bir
mesnevî gibi güneş de batarken sararır acılar kaldıysa
dünden bugüne ölüm, uysal bir
mesnevî gibi ve gel zaman, git
zamandır güneş de batarken sararır ölüm, uysal bir
mesnevî gibi
10. hüzün ki en çok
yakışandır bize biz ki sessiz ve
yağız biz, ey
sürgünlerin nâzım'ı derken hüzün ki en çok
yakışandır bize |
|
|
benim yüzümdür
işte, mağrur, kalın, şizofren; bir çökelti gibiyim ben kendi belleğimde... nereden açılırsa
orasından akacak ben bana
çivilidir, isa'yla çarmıh neyse; |
|
|
sen benim kalbimin
ah bedenin, zakkum
bedenin! kalbim
buluşmamızdır, ey ceren!
|
|
|
Kuş sananlar
yanıldılar Kaldı eski
gazellerde Hilmi anladı
gizini |
|
|
akşam en güzel
masaldır doğru olan
herşeyde biraz kendi elimizle
kurduğumuz gurbetten akşam en güzel
masaldır çünki |
|
|
biz batan güne sahip çıktığımızda kadınlar ki alınlarımızda biz bir yazın ayağında |
|
|
biz üç güzel
kardeştik ve ölüm, bize doğunun büyük şiiri kaldı o bir nehir gibi
ve kendimizin biz üç güzel
kardeştik bize doğunun büyük şiiri kaldı sonra derviş
defterimiz kapandı bize doğunun büyük
şiiri kaldı
|
|
|
sevda derinlerdedir, oysa ferhâd |
|
|
ay kanar, sevda akar, bir dağ |
|
|
sen ilkyazı önce kendinde oluştur |
|
|
sana da yas
yaraştığı söylenir, öyle değil!.. anımsa, öpüşlerdeki taşı, çakılı, kumu... nerde bir yaz
olduysa o dalı taşır şimdi; kırık... o yaz
aynalarda durulsun diye güyâ |
|
|
size bakmanın tarihi! siz |
|
|
ne zaman dinecek, ne zaman |
|
|
Yalnızlık bir tarihtir ikimiz |
|
|
yalnızlık
zamanlandı: önce aşk, sonra yaprak... ta olandan bakarım
sana giden günlere; |
|
|
nerde o sarısabır,
safran ve sarı sesi bahçemde yer
kalmadı, her taraf tıka basa ben yine
bahçemleyim, bu belki kendimleyim |
|
|
sen bir yalnızlığı
koşup gittin de elbet buluşulur,
orda, o yerde... kimbilir ki
dün'dür, ölgündür kalbimiz erguvandın,
kayboldun dilegelişlerde
|