|
yorgun kadınlar içtik
yalnızlıktan uğuldayan
tuzlu kan gibi
nice akşamlar devirdik
çengi kıyamet
'kızıl sultan' gibi
vurdukça mızrap
öyle
yoğun bir melâl
dağılır ki tamburdan
bastırır eski sevdalar
göz
gözü görmez
duman gibi
su karanlıktır
ve kadehler
boşalmış
leylaklar darmadağın
kıvılcımlar savurup narçiçeği
çöker bir daha başımıza gökyüzü
tutuşmuş tavan gibi
kanlı hesapları vardır
kıyamete kadar sürecek
ölümlü şairlerin
kim bilir nerden bilecek
ne çığlıklar
geçer daha dünyadan
attilâ ilhan gibi  |