Anasayfa  
  Şairler  
  Meraklısına  
 
 

Tardiyye

1 Hoş geldin eyâ berîd-i cânân
   Gel ver bana bir nüvîd-i cânân
   Cân ola fedâ-yi îd-i cânân
   Bî-sûd ola mı ümîd-i cânân
   Yârin bize bir selâmı yok mu

2 Yâ Rabbi ne intizârdır bu
   Geçmez nice rûzgârdır bu
   Hep gussa vü hârhârdır bu
   Duysam ki ne şîvekârdır bu
  Vuslat gibi bir merâm yok mu

3 Kâm aldı bu çerhten gedâlar
   Ferdâlara kaldı âşinâlar
   Durmaz mı o ahdler vefâlar
   Geçmez mi bu ettiğim duâlar
   Hâl-i dilin intizâmı yok mu

4 Dil hayret-i gamla lâl kaldı
   Gaalib gibi bî-mecâl kaldı
   Gönderdiğim arz-ı hâl kaldı
   El’ân bir ihtimâl kaldı
   İnsâfın o yerde nâmı yok mu

 

 

Günümüz Türkçesiyle:

1.Ey sevgilinin habercisi! Hoş geldin; gel, bana sevgiliden bir müjde ver; can, sevgilinin bayramına feda olsun ; sevgiliyi ummamız boşuna mı? Sevgilinin bize bir selâmı yok mu?

2.Ey Allah'ım! Bu ne bekleyiştir? Bu ne geçmez zamandır? Hep keder ve üzüntüdür bu. Bu ne nazlı güzel! Duysam; kavuşma gibi meramı yok mu?

3.Yoksullar bu dünyada muratlarına erdiler , tanıdıklar (yani: tanıdıkların istekleri) ise yarına kaldı; o vefa yeminleri durmaz mı? Bu ettiğim dualar kabul olunmaz mı? Bu gönül halinin intizamı yok mu? (yani : gönlümün bu perişan hali düzene girmeyecek mi?)

4.Gam şaşkınlığıyla gönlümün dili tutuldu; Galip gibi mecalsiz kaldı; gönderdiğim arzuhal cevapsız kaldı; şimdi bir tek ihtimal kaldı : o yerde insafın adı yok mu?