[ aruz  ana sayfa ]

 

 

 
 
   
 

Not: Bu bölümdeki şiirler tek sayfa içindedir. Toplu Şiirler listesindeki şiir başlıklarına "tık"layarak okumak istediğiniz şiire gidebilirsiniz. işareti, şiirin bittiğini; işareti ise, şiirler listesine dönmeyi gösterir.

 
  TOPLU ŞİİRLER
  Ahmet Hamdi Tanpınar 4 Bir Gül  Tazeliği
  Ahmet Hamdi Tanpınar 4 Gül
  Alaaddin Özdenören 4 Tepedeki Gül
  Ahmet Muhip Dıranas 4 Güller Kan Ağlıyordu
  Arif Nihat Asya 4 Güller
  A.Vahap Akbaş 4 Öyle Güzel Bir Gül
  A.Vahap Akbaş 4 Gül/Ay
  A.Vahap Akbaş 4 Gül/Bülbül
  Behçet Necatigil 4 Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca
  Cahit Külebi 4 Sevda Bahçesi
  Refik Durbaş 4 Gül Yağsın Ufkumuza
  Yahya Akengin 4 Bayram Gülleri
 
    4Bir Gül Tazeliği
     Bir gül tazeliği içinde her an
Fildişi köpükten ve parıltıdan
Mahmur, uğultulu yaz sabahları,
O üstüne rüya, cenup rüzgârı.
Ürkek dalgaların omuzlarında
Tül tül dağılanlar, sırrı havada
Bu cümbüş, bu bahar... Çılgın öpüşler
Mercan kadehleri gizli gülüşler...
Kaç akşam seyrettim bu sahilde ben
Bulutların solgun menekşesinden
Kaç güneş çırpındı kanlar içinde.
Yosun bahçelerin uzak vehminde;
Sesler erişilmez ufuklar gibi
İmkânsız sularda tutuşan gemi,
Uçan güvercinler avucumuzdan
Ayrılmayan kader başucumuzda.
  

Ahmet Hamdi Tanpınar

   
    4Gül
    Bâkir ten cümbüşü her özleyişten sıcak
Bin uykuya sessiz kamaşan şafak;
Her bahçenin üstünde ve her ufuktan başka,
Yıldızların tuttuğu ayna, ezelî aşka,
Bir sır gibi hayattan ve ölümden öteye
İlk arzunun toprağa mal olmuş lezzetiyle...

Ardından ağlanacak ne varsa ömrümüzde,
Tekrar doğuşun sırrı gülümseyen bir yüzde,
Uykusuz geceleri içten kemiren hüzün,
Bin azabın çarkında gerilmiş ağaran gün;
Öpüşler, gözyaşları, vaitler ve hicranlar;
O derin sükûtların aydınlattığı anlar
Bir sonsuz uçurumda uyanmış gibi birden
Sazlar sustuktan sonra duyulan nağmelerden;
Doldurur hiç durmadan uzattığı bu tası,
Gül, ey bir âna sığmış ebediyet rüyası!

Ahmet Hamdi Tanpınar
  
   
    4Tepedeki Gül
   

Gülümü karşı tepenin üstünde
Gizli bir el kırbaçladı
Büyüttü yalnızlığını
Tepe güle kesildi Arka çıktı gülüme.

Şehire kaçtı gülüm
Elden ele dolaştı
Sonunda solgun bir pastanede
Uykuya daldı.

Ben gülüm bu kadar severim.
  

 

Alaaddin Özdenören

   
    4Güller Kan Ağlıyordu
     

Bahçede güller kan ağlıyordu tekmil;
Bir fena gün ki olası gibi değil.
Yapışkan, kekre, pis bir gün, öldürücü.

Nasıl da açıldı birden kanatların!
Dörtnal geliyordu köpürmüş atların
Kurtarmaya bizi çileden, hey gece!
  

Ahmet Muhip Dıranas

   
    4Güller
   

Acebdir, acebdir, aceb...
Ki tekvine güller sebeb!

Huzurunda pervâzlar
Talebdir, talebdir, taleb.

Ne mümkin kanadlanmamak:
Gönüller kanadlandı hep!

Ya ten, sîm döksün yere;
Ya gîsû, zeheb!

Dudaklarda yakut, gün
Ve gözlerde bir vakfe, şeb!

Ya el pençe haseb,
Ya payından öpsün neseb!

Tutup kollarından haya
Öper leblerinden edeb.

Acebdir, acebdir, aceb...
Ki tekvine güller sebeb!

Geçer gün; gider lâle, gül...
Gönüller kalır lebbeleb!
  

Arif Nihat Asya

   
    4Öyle Güzel Bir Gül
    Kalbimde o kor bakış olan saklı durur;
Bir gün çıkacak sanma sakın, saklı durur.
Sen öyle güzel, öyle güzel bir gül idin,
Soldun, rubâîmde kokun saklı durur.
  

A. Vahap Akbaş
   
    4Gül/Ay
     

gül geldi çoktan
kıpır kıpır içimde
gözlerimde kalbim
bekliyorum
ay girecek kapıdan
gül yıkanacak
şavkında ayın
ay gül/gül ay olacak
'yarı yoldan ziyade'
yâre yakın bir adam
silkinip kül kül düşlerden
gülü öpecek ayı öpecek
bilen bilir
bir bengisudur bu
'yan yoldan ziyade'
yâre yakın bir adam
yeşilçam filmlerindeki
esas oğlan gibi
görecek/yeniden
kalbim gözlerimde
bekliyorum
ay girecek kapıdan
gül geldi çoktan 
  

A. Vahap Akbaş

   
    4Gül/Bülbül
   

Bülbül
Düşmüş meyhaneye
içmede saf acı
Yanmış tek heceye
Üç harf darağacı

Gül delik deşik
Gül kan revan içinde
Can vermede
Hİkâye-i gül ü bülbül
Ama şöyle ama böyle
Devam etmede
  

A. Vahap Akbaş

   
    4Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca
   

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

 

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

 

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

 

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

 

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlarla takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

 

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.
  

 

Behçet Necatigil

   
    4Sevda Bahçesi
   

Bir gül mahzun durur bahçede
Yapraklan yorgun.
Sen pembe güllerin en pembesi
Hasta solgun.

Bir gül taze durur bahçede
Yaprakları diri.
Sen beyaz güllerin en beyazı
Yağmur gibisin.

Bir gül baygın durur bahçede
Yaprakları serin.
Sen sarı güllerin en sarısı
Yağmur gibisin.

Pembe gül hülyandır açılmış,
Beyaz gül yanakların,
Sarı gül dağınık saçlarındır,
Ve mahzun kalbim ateş gibi
Yanan dudaklarındır.
  

 

Cahit Külebi

   
    4Gül Yağsın Ufkumuza
   

Ufka gül yağdığı akşam
yüzleri ucuz
sevdası ezberinde
kiralık evler gibi serin
turfanda kadınlar da sevdi

Ufka gül yağdığı akşam
ölüme ve ayrılığa cesur
esrara dayanıklı
masraf makbuzu kullanmayan
az şekerli kadınlar da sevdi

Ufka gül yağdığı akşam
aynalara abone
kalçalarından gayrı her şeyî helâl
çocuk bitmez tarlasını sürdüğü
vâdesi dolmuş kadınlar da sevdi

Ufka gül yağdığı akşam
Herkesten uzakta şimdi
  

Refik Durbaş

   
    4Bayram Gülleri
   

Kayıp arayanlara bendeki adres,
Gülücükler açan çocuk yüzleri
Kalbe atılan ilk barış ilk nakış,
Şeker toplayan ellerin zaferi

Tutmayan pazarlık, akıp giden zamanla;
Vesveseler içinde bin türlü alış-veriş
Durulan özlemlere mekansız sıla,
Bayram kokulu güllerle ürperiş
Şafağın tezgâhında sevincin ipliği,
Atar dost ufkuna ilmiklerini
Dev uykularını terkeden bir şehir,
Bir diyar ve bir dünya,
Tekbirlerle çıkar gelir
Yıldızlar ve çiçekler kadar sayısız,
Müjdeler içinde yer ve gök uzanır;
Biraz göremediğimiz, biraz paylaşamadığımız
Bayramlara gönül gözümüzle uyandır,
Bizi Rabbimiz, çocuklarca sevindir.
  

Yahya Akengin