Hasan Âli Yücel

(1897  - 1961)

16 Aralık 1897'de İstanbul'da doğdu. 26 Şubat 1961'de İstanbul'da öldü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. İzmir ve İstanbul'da edebiyat ve felsefe öğretmenliği, maarif müfettişliği yaptı. Fransız eğitim sistemini incelemek üzere bir yıllığına Paris'e gönderildi. 1932'de yurda dönüşte Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine atandı. 1933-1935 arasında Milli Eğitim Bakanlığı Orta Eğitim Genel Müdürlüğü yaptı. 1935'te İzmir milletvekili seçildi. 1938'de Celal Bayar hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı'na getirildi. Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde makaleler yazdı. Şiirlerini önce aruzla, sonra heceyle yazdı. Asıl önemli yanı Türk kültürü ve eğitimine yaptığı unutulmaz hizmetlerdir. Şiir kitapları:Dönen Ses, Sizin için, Dinle Benden

                      TOPLU ŞİİRLERİ

  Öyle mi Böyle mi?
  Sevgiliye Koşma
  Şarkı
  Yunus Emre'ye
   
  Öyle mi Böyle mi?

                                          "Kemdürür yoksulluktan nicelerin varlığı
                                           Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı"
                                          
Yunus Emre

Hasretten usandı, vuslat darına,
Uçmasan bir türlü, uçsan bir türlü.
Halkın arasından hak diyarına,
Kaçmasan bir türlü, kaçsan bir türlü.

Hilkatın sırrını gönlümden aldım,
Erdikçe gününe hayrete daldım,
Hilkatın kapısın "Hu" deyüp çaldım
Açmasam bir türlü, açsan bir türlü.

Hey Ali uygundur özüme sözün
Doğmadan açılmış hakikat gözün.
Ummandan topladın incidir sözün,
Saçmasan bir türlü, saçsan bir türlü.

   
  Sevgiliye Koşma

Görmesem yüzünü kör olur gözüm;
Gözlerim, yüzüne bakmak içündür.
Adında tutuşur en yakın sözüm;
Hitabım, kalbini yakmak içündür!..

Ağlarsam, sebebi, arama nedir;
Hasretim, ağlayan gözlerinedir.
Bu gidiş, içimden ta içinedir;
Gözyaşım, gönlüne akmak içündür!..

Sendeki baharı bulamam gülde;
Güzüm bahar olsun, yüzüme gül de,
Bir kızıl çiçektir aşkın gönülde,
O çiçek, göğsüne takmak içündür!..

   
  Şarkı

İlham arayan gözlerle bir pembe şafaksın
Elbet doğacaksın, yanacaksın, yakacaksın.
Bir ufuk olayım ben sana, sihrin bana aksın
Elbet doğacaksın, yanacaksın, yakacaksın.

Kurtar beni artık sonu gelmez gecelerden
Bilsen ki bu sevda bana geçtir, sana erken
Ruhumda bütün başka emeller sönüyorken
Elbet doğacaksın, yanacaksın, yakacaksın.

   
  Yunus Emre'ye

Hakikat aşkına ermek diledim,
"Hayret şarabından iç" dedin bana.
Senden duyduğumu sana söyledim,
"Bu kuru sözlerden geç" dedin bana.

Varlığı, yokluğu sordum özüne,
Sustun, bir damla yaş geldi gözüne.
Ölüm nedir dedim bakıp yüzüne
Yüzüme bakıp da "Hiç" dedin bana.

Bağrımda yadını dağlıyorum, bak.
Ben de senin gibi ağlıyorum, bak.
Eriyip izinde çağlıyorum, bek.
"Eğil göz yaşından iç" dedin bana.