| |
Mevlânâ - Rubailer 21-30
|
|
| |
21
Gök kubbemizin birteki o eşsiz dilber
Dün istedi oynamak kuluylâ beraber
"Tek çift oyununda tek'misin çift mi?" dedi
"Âlemde" dedim "tek, ikimiz çiftsek eğer..."
22
Hırsızlama, bahçesinden aldım gül ben!
Korkuyla diyordum "beni yoktur ya gören"
Yükseldi kulağımda onun tatlı sesi
"Olsun feda gülüm, bağı al istersen.."
23
Dar goncasını terk ederek gül sultan
Bin nazla açıldı, çıktı sarayından
Tahtında oturmuştu çemen ülkesinin
Hâsetle sarardı gamzeni gördüğü an!
24
Gel gel yine gel! Her kim olursan yine gel
Kâfir ya mecûsî, puta tapan yine gel
Yoktur kapımızda hiç ümitsizlik bil
Yüz kerre eğer tövbeni bozsan yine gel
25
Hep tortulu hep safım, dinim hem küfürem
Hem pir olurum, hem çocuğum, gencim hem
Ben öldüğüm an "öldü" değil şöyle deyin
"Ölmüştü dirildi, geldi dost aldı o dem.."
26
Senden taze senden yeşil olmaz bahar
Senden daha parlak olamaz mehtaplar
Senden güzel uyanan seher yoktur yok!
Senden daha tatlı bir şeker nerde var
27
Düşsün ona isterim zalim bir dilber
Gördükçe cefâ, naz onu sevsin bin beter
Âşıkların anlasın ve görsün gamını
Aşk ver ona Rabbim, ona aşk ver aşk ver!
28
Gelsin bana fitne güzel eş olsun
Yıldızlara hükmetsin o, güneş olsun!
Kanlar dökecek alevli gönlün sahibi
Deryâda da sönmeyen bir âteş olsun
29
Bir bûse deyince verdin altı öpücük
Bir usta çırağısın bu besbelli küçük!
Lîtuf ve güzelliklere attın temeli
Senden geliyor dünyaya bin bir hürlük
30
İnsanda hüner bilgi değil meziyet
Ahdinde vefasında oluştur kıymet
Mert insanı isteğince gönlünce öv
Söz erleri her övgüye lâyık elbet 
| |
|
|
|
|
|
 |
|
|
|