|anasayfa | site gezme kılavuzu | güncellemeler |  edebiyat takvimi  | dosyalar | Türk Dil Kurumu Sözlüğü| 
                               

Göz Âşinâlığı

İsmini bilmezdim, fakat tanırdım:
Ne yosma bir çiçek takısı vardı!
Kızıl saçlarını ateş sanırdım:
Güneş nûru gibi yakışı vardı.

Öyledir, gün, şafak söktüğü zaman
-Göllere gölgeler çöktüğü zaman!-
Saçını çözüp de döktüğü zaman
Dalga dalga düşüp akışı vardı.

Hüsnünde bir eda var ki âsıydı.
Beni harâb eden o edâsıydı;
Sevdâlı gönlümün âşinâsıydı
Yüzüme bir şirin bakışı vardı. 

(Serâb-ı Ömrüm)