|
-Sevgili oğlum Mehmed Said'e-
Uçun kuşlar uçun!.. Doğduğum yere;
Şimdi dağlarında mor sünbül vardır.
Ormanlar koynunda, bir serin dere.
Dikenler içinde sarı gül vardır.
O çay ağır akar yorgun mu bilmem?
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem?
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem?
Yüce dağ başında siyah tül vardır.
Orda geçti benim güzel günlerim,
O demleri anıp bu gün inlerim;
Destan-i ömrümü okur dinlerim
İçimde oralı bir bülbül vardır.
Uçun kuşlar uçun!
Burda vefa yok!
Öyle akar sular, öyle hava yok!
Feryadıma karşı aks-i şada yok!
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
Hey Rıza, kederin başından aşkın,
Bitip tükenmiyor elem-i aşkın.
Sende -derya gibi- dâima taşkın,
Dâima çalkanır bir gönül vardır!

(Serâb-ı Ömrüm)
|