|
|
 |
| |

|
Muzaffer Tayyip Uslu |
|
(1922
- 1946) |
1922'de İstanbul'da
doğdu, 3 Temmuz 1946 tarihinde Zonguldak'ta
öldü.Zonguldak'ta lise öğrenimi sırasında
Behçet Necatigil'in öğrencisi oldu. İstanbul
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe
Bölümü'ndeki yüksek öğrenimini yoksulluğu ve
hastalığı nedeniyle sürdüremedi.
Zonguldak'ta memurluk yaptı.Tüberkülozdan
öldü.O dönem yayınlanan şiirleriyle en iyi
şairlerden biri kabul edilmiş, yaşamındaki
acılara karşın, gizli bir üzüntü içinde
yaşamanın güzelliğini yazmıştı. Şiirleri,
Garip Şiir Akımı'nın özelliklerini taşır.
Şiirlerini Şimdilik
adlı bir kitapta topladı (1945) . Ölümünden
sonra Necati Cumalı şiirlerini ve
yazılarından seçmeleri Muzaffer Tayyip adlı
bir kitapta topladı (1956)Şiir
kitapları:Şimdilik (1945 Muzaffer Tayyip
Uslu (1956, ölümünden sonra)
 |
|
|
 |
|
|
 |
| |
1
Şiirlerinden
|
|
| |
 |
Benden Size
|
|
| |
 |
Bir Sevda Şiiri
|
|
| |
 |
Evadoksiya
|
|
| |
 |
Gramer Dersi |
|
| |
 |
Kan |
|
| |
 |
Öldükten Sonra |
|
| |
 |
Ölümü Düşünmek |
|
| |
 |
Rüştü'den Gelen Mektup |
|
| |
|
|
Benden Size
Yalnız ben mi inkâr ediyorum Allah'ı
Mevsimler benden kâfir
Ya kuşlar ve ağaçlara
Ne buyurulur
Uzun söze lüzum yok
Şahidimdir
Beş parasız gezindiğim sokak
Bir zaman yaşadığıma
Ve bir hatıra olsun diye
Benden size
Hiç sıkılmadan söyleyebilirim
Sarışın kızlara bayıldığımı
 |
|
|
Bir Sevda Şiiri
Sen, eski bir sevda şiirisin
Bir koku var sende
Sıcak yaz akşamlarına mahsus
Ellerinde mi
Saçlarında mı
Gözlerinde mi
Bilmem
Bir koku var sende
Sıcak yaz akşamlarına mahsus.
 |
|
|
Evadoksiya
İnkâr etmiyorum ki
Öpmesine öptüm Evadoksiya'yı
Hem de Zeyrek yokuşunda öptüm
Sinemaya da götürdüm
Fakat ben o zaman
Deli gibi seviyordum onu
Sanırsam, o da beni seviyordu
Sevmese ıslık çalar mıydı
Saat ondan sonra
Çabuk gel diye
 |
|
|
Gramer Ders
Sevmek'' bir kelimedir
``Sarı saçlı'' dersem bir kız için
Sıfat söylemiş olurum
``Ben sarı saçlı bir kız sevdim''
Bir cümledir. Sevda dolu bir cümle
Nokta koymalı, durmalı zira
Zira ``açlık'' da bir kelime
Cümleye gelmez sarı saçlı kız gibi
Ah elbet dolaşırsa ölüm sık sık
dilime
``Öleceğim, ölüyorum, öldüm''
Diyeceğim bir gün
 |
|
|
Kan
Önce öksürüverdim
Öksürüverdim hafiften,
Derken ağzımdan kan geldi
Bir ikindi üstü durup dururken
Meseleyi o saat anladım
Anladım ama, iş işten geçmiş ola
Şöyle bir etrafıma baktım,
Baktım ki yaşamak güzeldi hâlâ
Mesela gökyüzü
Maviydi alabildiğine
İnsanlar dalıp gitmişti
Kendi âlemine
 |
|
|
Öldükten Sonra
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan
 |
|
|
Ölümü Düşünmek
Mümkün mü ağlasın annem
Mezarımın başucunda
Ben sesimi çıkarmıyayım
Hayırsız bir evlat gibi
Bir bulut uçsun da
Ben başımı kaldırmıyayım
Yağmur dindikten sonra
Gezinmiyeyim caddelerde
Ah, mümkün mü bir güzel kadın
Geçsin de yanımdan
Ben seyretmiyeyim
İçimi çekerek
 |
|
Rüştü'den Gelen Mektup
-
Oktay Rifat'a-
Önce bütün şairlere selam
Sonra şunu söylemek isterim
Ölüm hiç de güzel değil
Ne sabah var ne akşam
Sokakların ellerinden öperim
Bana yaşamasını öğretmişlerdi
Dost olsun düşman olsun
İnsanlara iyi günler dilerim
Söyle sarı saçlı daktiloya
Ben yokum artık
Vefasız dostlara hatırlat
Kimseye kalmaz o dünya
Nasıl unuturum güzeldi yaşamak
Fakat hakkı varmış Oktay'ın
" Hatıralar da dal istiyor
Kuşlar gibi konacak''
 |
|
|
|
|
 |
|
|
|