| site gezme kılavuzu | güncellemeler |  edebiyat takvimi  | dosyalar | Türk Dil Kurumu Sözlüğü | 
                               

 

Yeni Çıkanlar

 

Hüznün İsyan Olur

Ahmet Telli/ Hüznün İsyan Olur/ Şiir / Everest Yayınları
80 sayfa,
13. Baskı, Nisan 2004
 

"Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa"


Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi 1—2—3
İhsan Işık
Elvan Yayınları

Üç kalın cilt, Türkiye'nin yazarlarını anlatıyor. “Bu kadar yazar ne yazıyor?” sorusu bir yana İhsan Işık'ın çalışması türünün hem en kapsamlı hem de en 'objektif' olanı.
Ansiklopedi türü çalışmalar genellikle çok ilgi ile karşılanmaz Türkiye’de. Ama araştırmacı—yazar İhsan Işık’ın hazırladığı Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, ideolojik bir ayrım yapılmadığı için olsa gerek oldukça ilgi gören bir çalışma. Çalışmayı daha önce Yazarlar Sözlüğü olarak yayınlayan, kişi sayısının artmasından sonra ansiklopediye dönüştüren ve artık üç cilt olarak bizlerin istifadesine sunan İhsan Işık, bu alanda çok önemli bir boşluğu doldurmuş oluyor.

İhsan Işık’ın, kısmen fotoğraflı olarak hazırladığı Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, kendi alanında bir rekor kırarak tam 5 bin 786 edebiyatçı ve bilim adamının hayatına ve eserlerine yer veriyor. Peki İhsan Işık bu rakama ulaşmayı nasıl başardı? Öyle ya Türkiye’de, İhsan Işık’ın da kitabın önsözünde belirttiği gibi, bu türde hazırlanmış kitap veya ansiklopedilerin içerisindeki kişi sayısı hepi topu bin 200 ile sınırlı kalırdı. Çünkü oluşturulan bu tarz ansiklopediler sadece edebiyatçılardan müteşekkil olurdu. Tarihçi, felsefeci, ilahiyatçı, toplumbilimci, dilbilimci, halkbilimci, siyasetbilimci, sanat tarihçisi, ekonomi tarihçisi, serbest araştırmacılar, gazeteci—yazarlar hep göz ardı edilirdi. Bir diğer önemli nokta, bu tür çalışmaları yapanların kendi ideolojilerine hapsolup, diğerlerini belli çevrenin dışında tutarak yok saymasıydı. Bu yaklaşımlar bugün edebiyat dünyasında hâlâ geçerliliğini koruyor zaten.

İşte Işık, edebiyat öğretmenliği yaptığı dönemde gördüğü bu eksikliklerden duyduğu rahatsızlıktan yola çıkarak 1983 yılında başladı çalışmalarına. 1990 senesinde bin 700 kişiye çıkardığı ve Yazarlar Sözlüğü adını verdiği çalışmayı sürekli genişletti. Bunun için anı, hatırat taramaları yaptı, birçok biyografik bilgiye de ilk elden ulaştı. Böylece, 2 bin 600 civarında biyografi elde etmiş oldu. 2001 yılında, artık ortaya çıkan malzeme bir sözlükten ansiklopediye dönüşmüştü. Bu sefer 3 bin 218 kişi hakkında bilgiler elde etmişti İhsan Işık.

Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi oldukça ilgi gördü ve kısa sürede ikinci baskısını yaptı. İhsan Işık, bir yandan da isimler üzerindeki çalışmalarını sürdürerek, şimdi 5 bin 786 kişiye yer verdiği Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi’ni üç cilt haline getirdi. Elvan Yayınları tarafından basılan çalışma ile İhsan Işık, araştırmacılara önemli bir kaynak eser ortaya çıkarmış oldu.

1952 Diyarbakır doğumlu olan yazar İhsan Işık, önce bir boşluğu doldurmak üzere yapmaya başladığı bu işle gelecek kuşaklara da yardımcı olacak Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi’ni genişletmeye devam edecek anlaşılan.


Araf / ELIF ŞAFAK
METİS yay.  4/2004
Fiyatı: 15.000.000TL

Kim gerçek yabancı - bir ülkede yaşayıp başka bir yere ait olduğunu bilen mi, yoksa kendi ülkesinde yabancı hayatı sürüp, ait olacak başka bir yeri de olmayan mı?

İsimlerin yabancı memleketlere ayak uydurma sürecinde muhakkak bir şeyler eksilir - bazen bir nokta, bazen bir harf ya da vurgu. Yabancının isminin başına gelenler pişmiş tavuğun olmasa da pişmiş ıspanağın başına gelenlere benzer - ana malzemeye yeni bir tat eklenmesine eklenmiştir de kalıpta gözle görülür bir çekme olmuştur bu arada. Yabancı işte ilk bu fireyi vermeyi öğrenir. Yabancı bir ülkede yaşamanın birinci icabı insanın en aşina olduğu şeye, ismine yabancılaşmasıdır.


İçimizde Bir Yer / AHMET ALTAN
ALKIM yay.  5/2004
Fiyatı: 2.950.000TL

Siz kendi duygularınızın kölesisiniz, herkes gibi. Ama size hükmeden bu duyguları tanıyamaz, ne zaman, nerede, nasıl ortaya çıkacağını bilemezsiniz. Bir aşk, bir öfke, çıldırtıcı bir kıskançlık, dayanılmaz bir özlem bazen karanlıkların içinden çıkıp sizi esir alabilir.

Bazen, bir başka insan için kendinizden vazgeçebilirsiniz. Bazen öfkeyle kamaşır içiniz. Kendi bilinmezliğinizle yaptığınız bu karmaşık dansta adımlarınızı ayarlamak için size yardım edecek olan edebiyattır.

Size, sizi, hayatı, insanları, duyguları anlatan edebiyat. Ahmet Altan, bu kitabıyla hayatın ve  insanın derinliklerindeki bütün duygu kıpırtılarını ışığa çıkartıyor. Okuyacağınız her satırda kendinize ya da bir tanıdığınıza ait bir duygunun izini, macerasını bulacaksınız. Bu kitabı okurken kendi hayatınızın hikayesini dinleyeceksiniz.


Hayalet Hikâyeleri / Pınar Kür
EVEREST yay.  4/2004
Fiyatı: 7.500.000TL

 

 Çağdaş Türk Edebiyatı'nın önemli isimlerinden Pınar Kür, uzun bir aradan sonra yeni öyküleriyle yeniden okurlarıyla buluşuyor. Önümüzdeki Mayıs ayının başında yayınlanacak 'Hayalet Hikâyeleri' adlı kitapta beş uzun öykü yer alıyor. Yazarın 1997-2004 yılları arasında kaleme aldığı öyküleri içeren Hayalet Hikâyeleri'nde hayaletlerin ve hayallerin etkisi altındaki kahramanların geçmişle yaptıkları hesaplaşmalar konu ediliyor.

Yazarın ilk romanı 'Yarın Yarın' 1976 yılında yayımladı. 'Küçük Oyuncu'yla (1977) tiyatroya olan ilgisini edebiyata taşıyan yazarın üçüncü kitabı 'Asılacak Kadın' 1979'da okurla buluştuğunda müstehcen olduğu gerekçesiyle iki yıllık bir mahkeme sürecinden geçerek beraat etti. Bu romanı, 1981'de yayınlanan 'Bir Deli Ağaç' takip etti. 1984'te Sait Faik Öykü Ödülü'nü alan 'Akışı Olmayan Sular'ın ardından 'Bitmeyen Aşk' adlı romanı 1986'da çıktı. Bu kitapları, polisiye türüne dahil edilebilecek 'Bir Cinayet Romanı' (1986) ve bu kitabın devamı sayılan 'Sonuncu Sonbahar' (1993) adlı romanları izledi.

Yazarla son kitabı üzerine söyleşi

İsmail Gaspıralının Fikrî Eserleri

İsmail Gaspıralı

araştırma - inceleme /Ötüken Neşriyat /İstanbul 2004

Gaspıralı bu kitapta bir araya getirilen yazılarında, günümüzde de gündemde olan bir konuyu; Türk ve İslâm dünyasının “modernleşme” problemlerini ele almakta, bu dünyanın Avrupa ve Rusya ile nasıl ilişkiler kurması gerektiğini, Rusya Müslümanlarının sosyal, siyasî ve kültürel hakları uğrundaki mücadelelerini ve kendisinin düzenlemek istediği Dünya Müslümanları Kongresi hakkındaki teşebbüs ve düşüncelerini açıklamaktadır. Derlenen bu eserleri, İsmail Bey’in Rusya Müslümanlarını tek başına değil Türk-İslâm âlemi içinde düşündüğünü ve onların çeşitli problemlerini bu bütünlük içinde çözmeye çalıştığını göstermektedir. Gaspıralı, temel görüşleri ve tavrı ile hem Türk dünyası hem de İslâm âlemi için mücadele eden bir fikir ve hareket adamı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gaspıralı’ya göre Rusya, yönetimindeki büyük Müslüman topluluklar sebebiyle artık dünyadaki İslâm devletlerinden biri olduğu gerçeğini kabul etmeli ve Türk-İslâm düşmanlığından, onlara yönelik asimile siyasetinden vazgeçmelidir. Çünkü hem Rusya hem de İslâm âlemi, doğuda “Sarı Irk” tehdidiyle, batıda Avrupa emperyalizmi saldırganlığıyla kuşatılmıştır. Rusya ve başta Türkiye olmak üzere İslâm âlemi, bu iki büyük tehlikeden korunabilmek için aralarında ittifak yapmalıdır. Okuyucular için çok şaşırtıcı olsa da İsmail Gaspıralı, bu görüşleriyle günümüzde yeniden tartışma konusu olan “Avrasya Birliği” teorisinin kurucuları arasında yer almaktadır. Yayınevimiz, Türk ve İslâm âleminin büyük bir şahsiyeti olan İsmail Gaspıralı’yı, “Seçilmiş Eserleri” ile okuyucularımızın hizmetine sunmaktan mutluluk duymaktadır.