|
Kızım Seniha,
Sevgili kızım, bu hafta da mektup alamadım. Fakat ehemmiyeti
yok. Mektup alamasam da almış gibiyim. Kalplerinizi bir kitaptan
daha iyi okuyabilirim. Mektubunuz gecikmiş olsa ne çıkar?
Sıkıntıda olup olmadığınızı anlamak isterim. İnsaniyet artık daimî ıstıraplardan kurtulacaktır. Böyle
buhranlı zamanlar büyük mefkûrelerin büyüyüp,
yayılacağı bir zamandır. İnsanları kurtaracak mefkûrelerdir.
Mefkûre her memleketi bir cennet yapacak, her millet kendi
cennetinde hür ve mesut yaşayacaktır. İstikbalde
artık haksızlık, adaletsizlik, hürriyetsizlik yoktur. Kin,
husumet , tamah, haset yoktur. Fertler
birbirini sevecek, milletler birbirini sevecek, dinler birbirini
sevecek, medeniyetler birbirini sevecek. Bugün insaniyet köprü
üzerinde bulunuyor. Cehennemle Cennet üzerinde bir köprü. Eski
hayatta her fert, her millet insanların sırtından geçiniyordu.
Yeni hayatta her fert, her millet insanların sırtından
geçiniyordu. Yeni hayatta her fert, her millet insanların
sırtından geçiniyordu. Yeni hayatta her fert, her millet
tabiatın gizli hazinelerini sây anahtarıyla açarak
oradan geçinecek. Ovalarımız, derelerimiz, tepelerimiz şimdiki
gibi boş kalmayacak; tepeler ormanlara, dereler yemiş
ağaçlarına, ovalar yeşil ekinlere bürünecek; her tarafta
fabrikaların, maden ocaklarının bacaları semaya siyah duman
sütunları savuracak; çocuklar oynarken derslerini öğrenmiş
olacak, büyükler eğlenirken işlerini yapmış bulunacak; kimse
kanaatinden dolayı mücrim tanınmayacak;
kimse milletini sevdiği için câni addolunmayacak ;
en iyi adamlar değil, hatta iyi olmayanlar bile hapishanelerde,
menfalarda çürütülmeyecek; o zamanın kanunları
yalan, ahlâkları sahte, ilimleri, felsefeleri hileli olmayacak.
İşte o zaman gelince bizim milletimiz de mesut olacak; şimdi
haksızlığa, sefalete, esarete, sıkıntıya tahammül lazım geliyor.
İnsanlar irade, mefkûre varken zilleti kabul edemez,
kızım.

|